TÜRK HUKUKUNA GÖRE SAHTECİLİKLE MÜCADELE BASKINLARI

Emir Aksoy LL.M., LL.M. IP

Türkiye, WIPO üyesidir ve Paris Sözleşmesi, Patent İşbirliği Antlaşması, Bern Sözleşmesi, Marka Hukuku Anlaşması Madrid Anlaşmasına İlişkin Protokol Markaların Uluslararası Tescili ve TRIPS Anlaşması ile ilgili.

10 Ocak 2017 tarihine kadar Türkiye'de marka koruması 24 Haziran 1995 tarih ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiştir. Ancak 10 Ocak 2017 tarihinden sonra bu 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve diğer SMK ilgili Kanun Hükmünde Kararnameler yürürlükten kaldırılarak yerine 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (bundan sonra “6769 Sayılı Fikri Mülkiyet Kanunu” olarak anılacaktır) getirilmiştir. 6769 Sayılı Fikri Mülkiyet Kanunu sadece Marka Hukuku'nu değil, Patent Hukuku, Endüstriyel Tasarım Hukuku, Coğrafi İşaretler Kanunu, Bitki Çeşitleri Kanunu ve Entegre Devre Topografya Kanunu'nu da kapsamaktadır. Mevzuatta yapılan bu son değişiklikler, Türkiye'de büyük bir sorun olarak görülen sahtecilikle daha etkin bir şekilde mücadele etmeyi amaçlıyor.

OECD ve AB'nin Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, Türkiye şu anda sahte ve korsan mallarda küresel ticaretin %3.3'üne sahip. Sahte ürünler özellikle medikal ürünler, kozmetik ve gıda sanayi gibi sektörlerde tüketiciler için ciddi bir sağlık ve güvenlik tehlikesi oluşturmaktadır.

Sahteciliğe karşı baskınlarla ilgili bazı önemli değişiklikler var:

  • 14 Sayılı Fikri Mülkiyet Kanunu'nun 6769. maddesine göre, Madrid Protokol Sistemi kapsamında yapılacak uluslararası marka başvurusunun, doğrudan Türk Patent ve Marka Kurumu'na yapılacak başvuru ile aynı hükmü doğuracağı belirtilmektedir.
  • Sahtecilikle mücadele baskınlarına ilişkin olarak, 30 sayılı IP Kanunu'nun 6769. maddesini ihlal edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. 30 Sayılı Fikri Mülkiyet Kanunu'nun 6769. maddesi, ihlalin kapsamını genişleterek, taklit ürünlerin ithalat ve ihracatını, bunların ticari amaçlarla satın alınması, bulundurulması, nakliyesi veya stoklanmasını da ekler.
  • 30 Sayılı Fikri Mülkiyet Kanunu'nun 7(6769) maddesinde tartışmalı bir cezasızlık maddesi bulunmaktadır. Bu fıkrada, markanın hak sahibi başkası olan taklit bir ürünü satan veya satmayı teklif eden kişiye, bu işlemi yapmaları halinde ceza verilemeyeceği belirtilmektedir. taklit ürünü nereden aldıklarını bildirir ve üreticilerin belirlenmesine ve bu tür sahte ürünlere el konulmasına yardımcı olur. Bu madde oldukça tartışmaya yol açsa da, temyiz mahkemelerinin bu maddeyi uygulayıp uygulaymayacağı ve eğer öyleyse bu maddenin her durumda nasıl uygulanacağı görülecektir. Burada önemli olan husus, bu hükmün bir boşluk olarak kullanılabileceği ve ihlal edenler tarafından cezayı geciktirmek için kötüye kullanılabileceği ve bu cezasızlık hükmünün doğru bir şekilde uygulanmasını sağlamak istinaf mahkemelerinin görevi olacaktır.
  • 163 Sayılı IP Kanunu'nun 6769. Maddesi XNUMX, ihlalde bulunan ürünler için hızlı bir imha prosedürü başlattı.

Ticari marka ihlali cezai bir işlemdir ve usulüne uygun bir şikayet sunulmadan kovuşturulamaz (bu nedenle resen kovuşturulamaz). Şikayet savcılığa yapılır. Savcı, hak sahibinin temsilcilerinin sunduğu delilleri bulursa, yerel ceza mahkemesinden alınan arama emrine dayanarak, şüpheli marka ihlalinin gerçekleştiği yerde polise arama ve el koyma işlemi yapmasını emredebilir. Vakaların çoğunda savcılar üretim sahasından elde edilen kanıtları görmek istiyor.

Üretim yerleri hak sahiplerinin verdiği bilgilerle belirlenir veya uygulamada sıkça kullanılan bir diğer yöntem de özel dedektif kiralamaktır. Özel dedektif aracılığıyla elde edilen delillerin hukuken elde edilmiş olması ve bu nedenle soruşturmacıların eylemlerinin hak sahiplerinin temsilcileri tarafından denetlenmesi gerekmektedir.

Hak sahipleri ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat talebinde bulunma hakkına sahiptir. Bu eylemin amacı, hak sahiplerini ihlal eylemi gerçekleşmeden önceki konumlarına geri getirmektir.

Select Language »